DİYET, ZAYIFLAMA, KİLO VERME, OBEZİTE, ENDOKRİN UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - DİYET, ZAYIFLAMA, KİLO VERME, OBEZİTE, ENDOKRİN UZMANI DİYET, ZAYIFLAMA, KİLO VERME, OBEZİTE, ENDOKRİN
 
 
ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA
ZAYIFLAMAK
EGZERSIZ
KILO VERME
SEKER HASTALIGI
TIROID
GUATR
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
Diyet
Beslenme
Obezite - Şişmanlık
Kilo Vermek
Zayıflama
Metabolizma
Kadınlar ve …
Beslenme ve …
Vitaminler - Doğal Ürünler
Makale Özetleri - Yenilikler
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Hayat Kurtaran Vitamin ve Mineraller - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...  

İDEAL KİLO

İDEAL KİLO

‘vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı miktarda yağ birikmesi’ ne obezite veya şişmanlık diyoruz. Erkeklerde normalde  vücut ağırlığının %15-18’ini, kızlarda ise %20-25’ini yağ  oluşturur. Eğer bu yağ oranı  erkeklerde  %25’i, kadınlarda ise %30-35’i aşarsa   artık kiloluyuz demektir.

Fazla kiloluluğun tıp dilindeki adı ‘obezite’dir. Nedeni tam olarak açıklığa kavuşturulamamış olmakla beraber, fazla kiloların oluşumunda anne ve babamızdan aldığımız genetik yük, yaktığımızdan fazla gıda almak ve hareketsizlik önemli rol oynar.

Fazla kilolar her yaşta  gelişebilir.  Diyabetik (şeker hastası) anneden doğanlarda fazla kiloluluk riski ve  karında yağlanma fazladır.  Fazla kiloluluk çocukluk döneminde ortaya çıkabileceği gibi ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

3-10 yaş arasında aşırı kilolu olan çocukların %50’sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır.  Ergenlik çağında aşırı kilolu olanların ise %70-80’inde  ileri yaşta aşırı kilo gelişmektedir. Bu nedenle çocukluk çağından itibaren fazla kilolarla mücadele etmek gerekir.

Kilomuz Ne Kadar Olmalı?

Vücut kitle indeksi, obeziteyi saptamak için  en sık kullanılan ölçümdür. Vücut ağırlığının (kg olarak) boyun metre cinsinden karesine bölünmesi (m2) ile bulunur (kg/m2). Vücut kitle indeksi vücut yağını kaba bir hesapla tahmin etmeye yarar ve  vücut yağını %70  doğrulukta  ortaya koyar.

Vücut kitle indeksi (VKİ)  24.9 kg/m2’den küçük ise o kişiye   sağlıklı, 25-29.9 kg/m2 arasında ise aşırı kilolu, 30-34.9 kg/m2 ise hafif fazla kilolu ( EVRE I ŞİŞMANLIK), 35-39.9 kg/m2 arasında ise şiddetli fazla kilolu (EVRE II ŞİŞMANLIK), 40 ve üstü  ise çok şiddetli (morbid) obez veya ölümcül obez (EVRE III ŞİŞMAN) diyoruz..  VKİ’i 18.5 kg/m2’den az ise kilo azlığı söz konusudur.

Bel Çevresi Neden Önemli?

Fazla kilolu bir kişide kalp hastalığına yakalanma riski, bel çevresi ve VKİ’e göre yapılır. Bel çevresi genişledikçe kalp hastalığına yakalanma riski artar. Bel çevresi erkekte 102 cm’den kadında 88 cm’den fazla ise, kalp hastalığına yakalanma  riski yüksek demektir. Bel çevresi ne olursa olsun VKİ >35  kg/m2 ise  yine kalp hastalığı riski yüksektir. 

Aşırı  Kilonun Zararları

Fazla kiloluluk sadece kişinin fiziksel görüntüsünü bozmakla kalmaz aynı zamanda  birçok hastalığa neden olur. 

Fazla kilonun  neden olduğu kalp, tansiyon ve şeker hastalığı yaşamı kısaltan önemli  hastalıklardır.

Kadınlarda 18 yaşından, erkeklerde ise 20 yaşından sonra kilo alınması  şeker hastalığı riskini artırmaktadır.  Kilo alımı ile hipertansiyon arasında da kuvvetli bir ilişki vardır. Fazla kilolu hastaların %60’ında hipertansiyon vardır.

Fazla kilolu  kişilerde  kalp ve damar hastalıklarından dolayı  ölüm oranı fazla kilolu olmayan kişilere göre  4 kat fazladır.

Fazla kilolu hastalarda  safra kesesi taşı, safra kesesi iltihabı,   karaciğer  yağlanması ve reflü özofajit  denen midedeki asidin yemek borusuna kaçması  hastalığı daha sık görülür. Safra kesesi taşı, fazla kilolu hastalarda fazla kilolu olmayanlara göre 3 kat daha fazla  oluşur.

Uykuda nefes durması da (apne) fazla kilolularda  sık görülür. Bu hastalarda uyku sırasında üst solunum yollarındaki tıkanma nedeniyle nefes kesilir ve bu nedenle hasta gece  uyuyamaz ve gündüz uykulu vaziyette dolaşır. Astım ve solunum yolu enfeksiyonları da fazla kilolularda daha sık görülür.

Bazı kanserler fazla kilolu kişilerde daha fazla görülür.  Kadınlarda meme, rahim ve safra kesesi kanseri, erkeklerde  ise kalınbağırsak, rektum ve prostat kanser sıklığı fazladır .

Fazla kilolu kadınlarda  adetlerde düzensizlik ve yumurtlamada bozukluklar olur. Bu nedenle çocuk yapma şansı azalır. Yukarıda sözünü ettiğimiz, yumurtalarda kistlerin ortaya çıktığı  polikistik over sendromu fazla kilolu kadınlarda daha  sık  ortaya çıkar.  Erkeklerde  ise cinsel istekte  ve testosteron düzeylerinde azalma gözlenir. Kadınlarda ise  kanda erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron  hormonunda artış ve buna  bağlı olarak tüylenme görülebilir.

Fazla kilolu kişilerde özgüvende azalma, aşağılık duygusu, sosyal yaşamdan uzaklaşma, sıkıntı, anksiyete ve  depresyon  gibi  psikolojik bozukluklar sık görülür.

Ciltte bakteri veya mantarların yol açtığı iltihap ve çatlamalar, fazla kilolu kişilerde daha fazla olur. Sellülit ve  kıl kökü iltihabı  da fazla kilolu kişilerde fazladır.

Fazla kilolu kişilerde, dizlerde ve kalça ekleminde kireçlenme, topuk dikeni, gut ve  bel ağrıları daha sık görülür.

Fazla kilolu hastalarda, birlikte ortaya çıkan şeker hastalığı ve tansiyon yüksekliği nedeniyle daha fazla felç görülür.

Fazla kilolu kadınlarda, gebelik süresince tansiyon yükselmesi, iri bebek doğurma ve doğum sırasında zorluk daha sıktır.

Fazla kilolu kişilerde  ameliyatlar daha tehlikeli veya risklidir.  Ameliyat sonrası  yara iyileşmesinde gecikme, yara enfeksiyonu,  bacak damarlarında pıhtılaşma, akciğere pıhtı atması ve zatürre daha sık görülür.

Varis,  bacak toplar damarlarında  kan birikmesi ve ödem daha sıktır. 

 

 
   
 
© 2018 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım